15 Şubat 2019 tarihli ve 30687 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "23 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ" ile KDV indirim ve iade uygulamasında önemli değişiklikler yapıldı.
1) İndirimli Orana Tabi İşlemlerde İade Talebine İlişkin Değişiklik Yapılmıştır.
İndirimli orana tabi teslimlerde iade talepleri en geç takip eden yılın Kasım beyannamesi ile 24 Aralık tarihine kadar yapılmak zorundadır. Bu tarihi geçirdikten sonra düzeltme beyannamesi vererek iade talep edilmesi mümkün olmayacaktır.
24 Aralık tarihine kadar iadesi talep edilen kdv için eğer YMM raporu verilecek ise bu raporun takip eden 6 ay içerisinde vergi dairesine verilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Bu süre içerisinde raporun verilmemesi durumunda mükellef incelemeye sevk edilecek ve iadesini inceleme sonucuna göre alacaktır.
2)Tam İstisna Kapsamındaki İşlemlere İlişkin İade Talebinde Değişiklik Yapılmıştır.
3065 sayılı Kanunun 32’nci maddesine göre (Kdv madde 11,13,14 ve 15 kapsamında yapılan iadeler) iade talebinin, iade hakkı doğuran işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar yapılması zorunludur.
Bu neviden iade talepleri için eğer YMM Raporu verilecek ise takip eden 6 ay içerinde vergi dairesine teslim edilmek zorundadır. Bu süre içerisinde raporun verilmemesi durumunda mükellef incelemeye sevk edilecek ve iadesini inceleme sonucuna göre alacaktır.
3)Kısmi Tevkifat Uygulanan İşlemlere İlişkin İade Talebinde Değişiklik Yapılmıştır.
3065 sayılı Kanunun 9’uncu maddesi kapsamındaki kısmi tevkifat uygulanan işlemlere ilişkin iade taleplerinin ise tevkifata tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar yapılması gerekmektedir.
Eğer YMM Raporu verilecek ise raporun tevkifata tabi işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonundan itibaren altı ay içinde vergi dairesine ibrazı zorunludur. Bu süre içinde YMM Raporunun ibraz edilmemesi halinde iade talebi inceleme sonucuna göre yerine getirilecektir.
4)KDV iade talep süresinde yapılan değişiklikler hangi tarihten itibaren doğan iade talepleri için geçerli?
7104 sayılı Kanun 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girmiş olup 7104 sayılı Kanunla KDV iadelerine getirilen iade talep süresi, 2019 ve izleyen yılların vergilendirme dönemlerine ilişkin işlemlerden doğan KDV iade talepleri için geçerli olacaktır. 2018 ve önceki yıllara ait KDV iadelerinin, eskiden olduğu gibi 5 yıllık tarh zamanaşımı süresi içerisinde düzeltme yapılarak yapılması mümkündür.
5) KDV indirim hakkı vergiyi doğuran olayın meydana geldiği takvim yılını takip eden takvim yılı sonuna kadar kullanılabilecek
KDV Kanununun 29. maddesinin değişmeden önceki halinde mükellefler mal ve hizmet alımları ile diğer giderleri nedeniyle yüklendikleri KDV’leri, mal teslimi veya hizmetin ifa edildiği takvim yılı aşılmamak şartıyla, buna ilişkin olarak satıcılar tarafından düzenlenen fatura veya benzeri belgeleri kanuni defterlerine kaydettikleri ay’da indirim konusu yapabiliyorlardı. Yıl geçtikten sonra gelen faturalardaki KDV’leri ise, yeni yılın yasal defterlerine kaydetseler dahi, söz konusu düzenleme gereğince indirim konusu yapamadıkları gibi, gider veya maliyet olarak da dikkate alamıyorlardı. İndirim konusu yapılamayan bu KDV’leri, kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alabiliyorlardı.
7104 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeyle, mükelleflerin geç gelen faturalardaki katma değer vergisini indirim konusu yapabilmelerine olanak tanıyan düzenleme yapıldı. Buna göre mükellefler 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren alış faturalarında yer alan KDV’leri, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği (malın teslim edildiği veya hizmetin ifa edildiği) takvim yılını takip eden takvim yılını aşmamak şartıyla, ilgili fatura veya benzeri belgeleri kanuni defterlerine kaydettikleri ay’da indirebilecekler. Yani geç gelen faturalardaki kdv’yi indirim konusu yapabilecekler.
7104 sayılı Kanunla yapılan ve 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren bu değişikliğin, 2018 yılında düzenlenen ancak mükelleflere 2019 yılında gelen faturalardaki KDV’lere de uygulanıp uygulanamayacağı konusunda tereddütler yaşandı ve 15 Şubat 2019 tarihinde yayımlanan 23 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile bu konuya açıklık getirildi.
Buna göre 2018 takvim yılına ilişkin mal ve hizmet alımlarına ait fatura veya benzeri belgelere ait katma değer vergisi 2019 takvim yılında yasal defterlere kaydedilmesi halinde indirim konusu yapılabilecektir.
6) İhraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazı
İhraç kaydıyla teslimlerden kaynaklanan iade taleplerinde ihraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazı aranmaktaydı. Yapılan değişiklik uyarınca Gümrük beyannamesi üzerinde imalatçı firma bilgisine ilişkin kayıt bulunması halinde ihraç kaydıyla teslim edilen malın ihraç edildiğine dair ihracatçı firmadan alınan onaylı yazı artık aranılmayacaktır.
7) Kısmi istisna kapsamında olan bazı teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenen KDV’nin indirimine imkan sağlanması
7104 Sayılı Kanunla KDV Kanununun “İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi” başlıklı 30 uncu maddesinde yapılan değişiklikle kısmi istisna kapsamında yer alan ve aşağıda sayılan teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen KDV’nin indirimine imkan sağlanmıştır.
- Özel okul, üniversite ve yüksekokullar tarafından verilen bedelsiz eğitim ve öğretim hizmetleri (17/2-b),
- Öğrenci yurtları tarafından verilen bedelsiz yurt hizmetleri (17/2-b),
- Kanunların gösterdiği gerek üzerine bedelsiz olarak yapılan mal teslimi ve hizmet ifaları (17/2-b),
- 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları (17/2-b),
- Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin teslimi (17/2-b),
- Yabancı devletlerin Türkiye’deki diplomatik temsilcilik ve konsoloslukları ile yabancı hayır ve yardım kurumlarına, 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak yapacakları teslim ve hizmetlere ilişkin olarak yapılan teslim ve hizmetler (17/2-c),
- Tescilli taşınmaz kültür varlıklarının rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelerine münhasır olmak üzere, bu projelendirmelerden yararlananlara verilen mimarlık hizmetleri ile projelerin uygulanması kapsamında yapılacak teslimler (17/2-d),
- Serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri (17/4-ı),
- Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetleri (17/4-ö).
Söz konusu tebliğ ile yukarıda belirtilen Kanun düzenlemesine ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinde değişiklik yapılmıştır. Buna göre 01.01.2019 tarihinden itibaren kısmi istisna kapsamında yapılan işlemlere ilişkin yüklenilen KDV indirim konusu yapılabilecek ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV iade edilmeyecektir.
8) Teknoloji geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde üretilen oyun yazılımlarının teslimi KDV’den istisna tutulmuştur.
7104 Sayılı Kanun ile Katma Değer Vergisi Kanunu’nun Geçici 20 nci maddesinde yapılan değişiklikle, teknoloji geliştirme bölgesinde ve ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunanların, bu bölgelerde ürettikleri oyun yazılımları KDV’den istisna tutulmuş KDV’den istisna edilen işlemler nedeniyle yüklenilen vergilerin de indirimine imkan tanınmıştır.
Söz konusu Tebliğ ile bu düzenlemeye paralel olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinde değişiklikler yapılmış ve 01.01.2019 tarihinden itibaren bu istisna kapsamında yapılan işlemlere ilişkin yüklenilen KDV’nin indirilebileceği, ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV’nin iade edilemeyeceği belirtilmiştir.
9) Değersiz Alacaklara İlişkin KDV’nin İndirimine İlişkin Düzenleme Yapılmıştır.
7104 Sayılı Kanun ile KDV Kanunu’nun “Vergi İndirimi” başlıklı 29 uncu maddesinde yapılan değişiklikle, değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen katma değer vergisinin, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde indirim konusu yapılmasına imkan sağlanmıştır.
Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan KDV’nin bu fıkra kapsamında indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınması gerekmektedir.