Bilindiği üzere 213 sayılı VUK’un 323. Maddesine göre;
Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;
1. (2455 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen bent) Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;
2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar;
şüpheli alacak sayılır.
Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.
Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.
şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar-zarar hesabına intikal ettirilir.
Alacakların şüpheli hale geldikleri dönemde gider yazılabileceği yönünde bir kanaat olup, uygulamada bu yöndedir. Hatta bakanlığın görüşü de bu yöndedir.
Alacağın şüpheli hale geldiği dönemde değil sonraki dönemlerde de karşılık ayrılabileceği yönünde Danıştay 4. Dairesi tarafından 13.02.2014 tarih ve 2014/805 karar ve 2010/3320 esas numaralı verilmiş bir karar bulunmaktadır.
Konuyu bilginize sunar hayırlı işler dilerim.
|
|
Tunahan SOYLU
|
|
|
Yeminli Mali Müşavir
|