PRATİK BİLGİLER

» Amortisman Sınırı
» Vergiden Müstesna Yemek Bedeli
» Emlak Vergisi Oranları
» Fatura Düzenleme Sınırı
» Değer Artış Kazançları İstisna Tutarları
» Kıdem Tazminatı Tavanı
» Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel
» Yıllık Ücretli İzinler

HAVA DURUMU

MAKALELER

DERNEK VE VAKIFLARA ‘KURBAN VERGİSİ’

Sevgili okuyucular malumunuz olduğu üzere; ……… tarihlerinde dini bayramlarımızdan ikincisi olan kurban bayramını idrak edeceğiz.  İmkanı olan Müslümanlar da bu bayramın esasını teşkil eden kurban kesme vecibesini yerine getirecekler.

Hayır kurumu niteliğindeki kimi dernek ve vakıflar da bu kurban vecibesinin yerine getirilmesinde önemli rol üstlenmektedirler.

Şöyle ki; bu dernek ve vakıflar sahip oldukları organizasyon yapısı ve fiziki imkanların da kendilerine sağladığı avantajla, bayrama kısa bir süre kala, hayvan yetiştiricilerinden toplu kurbanlık hayvan alımı yapmakta, kurban kesmek isteyip fakir fukaraya dağıtmak isteyen kimselere aracılık etmektedirler.

Okuyucularımız; ‘Tamam anladık. Biz bunu her sene yapıyoruz. Kurban Vergisi de nerden çıktı, zaten alıp-satarken, üretip-tüketirken, yiyip-içerken her şeye vergi veriyoruz. Dini bir vecibemizi yerine getirirken de mi vergi vereceğiz. Dernek ve vakıflar hayır kurumlarıdır. Yapılan işte bir hayır işi, hayır işinin neresinde vergi olabilir’ şeklinde düşünebilirler. Bu düşüncenizde haklı olabilirsiniz. Ancak vergi yasaları sizin gibi düşünmüyor.

Nitekim gelir vergisi yasasının 94. Maddesi, dernek ve vakıfların canlı hayvan alımında nakden veya hesaben yaptıkları ödemelerde, hayvan satıcılarının gelir vergilerine mahsuben tevkifat (kesinti) yapmaya mecbur olduklarını bildirmektedir.

Aslına bakılırsa buradaki ödenmesi gereken vergi (tevkifat) hayvan satıcısının vergisidir. Ancak vergi yasası bu verginin ödenmesi konusunda dernek ve vakıflara sorumluluk getirmiştir. Uygulamada ise bu vergi dernek ve vakıfların üzerinde kalmaktadır. Çünkü hayvan satıcısı kişi ile dernekler net rakamlar üzerinden anlaşmaktadırlar.

Yazıyı okuyan dernek veya vakıf yöneticisi diyecek ki; ‘Tevkifat yaparak vergi ödememiz gerektiğini anladık. Ama ne kadar vergi ödeyeceğiz.

Sabrınızı taşırmadan söyleyelim. Ödenmesi gereken vergi korkulacak düzeyde değil. Eğer almış olduğunuz kurbanlık hayvanlar borsaya tescil edilmiş ise %1, borsaya tescil edilmemiş ise %2 oranında vergiyi hayvan bedeli üzerinden kesip, vakıf yada dernek çalışanlarının ücretleri nedeniyle kesmiş olduğunuz vergi ile beraber takip eden ayın 23 üne kadar beyan edip, 26 sına kadar ödemeniz gerekmektedir.

Dernek yada vakıf yöneticisi okuyucularımızın aklına şöyle bir soru da gelebilir; ‘biz bir hayır kurumuyuz. Hayvan satıcısı ise kar amaçlı bir iş yapmakta. Dolayısıyla hayvan satıcısının vergisinin ödenmesinde kanun niçin bize sorumluluk vermiş, mükellef olup vergisini kendisi ödemesi gerekmez mi?

Böyle bir soruyu aklınıza getirmekte haklısınız. Öncelikle belirtmeliyiz ki; Vergi yasaları canlı hayvan yetiştirilmesi ve satılması işi ile iştigal edenleri çiftçi olarak kabul etmektedir. Bu çiftçilerden bir yıl içerisinde 150 adet büyükbaş hayvan yetiştirenler ile 750 adet küçükbaş hayvan yetiştirenleri küçük çiftçi, bu rakamların üzerinde hayvan yetiştirenleri ise büyük çiftçi olarak kabul etmiştir. (GVK madde 54)

Vergi yasalarına göre küçük çiftçi olanlar vergi mükellefi olmayıp, defter tutmak fatura kesmek gibi yükümlülükleri bulunmamaktadır. Büyük çiftçiler ise vergi mükellefi olup defter tutmak ve fatura vermek zorundadırlar.

Dernek ve vakıfların da kurban alımında tevkifat yapmak zorunda oldukları çitçiler, küçük çiftçilerdir. Büyük çiftçilerden canlı hayvan alımında ise, çiftçiler fatura vermek zorunda, dernek ve vakıflar da fatura almak zorundalar. Ancak ülkemizde hayvan ticareti yapıp büyük mükellef olabilecek çok az sayıda çiftçi bulunmaktadır.

Bizden hatırlatması, kurbanın tadını kaçırmak istemiyorsanız, bahsi geçen tevkifatı yapmanız gerekmektedir.